PATRONA MEKTUP!

Sevgili Patron,

Yatırım yaptın, riske girdin, iş kurdun ve istihdam sağladın. Sağ ol var ol büyüksün 🙂  Buraya kadar her şey güzel. Ancak ayakta kalabilmek ve rekabet edebilmek için insan kaynağına bakış açını değiştirmen gerektiğinin farkına varsan hiç fena olmaz. 🙂 Artık devir değişti biliyorsun. İşlerin büyüsün, müşterilerin memnun olsun, bilmem kaç tane şubem olsun, daha çok para kazanayım, daha lüks arabalara bineyim, yatlarım katlarım olsun diyorsan sende değişmelisin!

En önemli kaynağın olan insana değer vermeli ve elinde tutmak için bir şeyler yapmalısın. Neyse çok uzatmadan sadede geliyorum. 🙂 Seni daha fazla sıkmayayım, eminim işin başından aşkındır. Eminim, çünkü insan kaynakları departmanın yok ve hali ile organizasyon şemanda yok, kim kime bağlı kim kime raporlama yapar belli değil. Aslında mevcut durumda herkesin sana bağlı olduğunu farz ediyoruz. Bu kadar işin altından nasıl kalkıyorsun hayret 🙂 Artık biraz yetki devri yapmanın zamanı gelmedi mi? Satışçının müşterisinden alacağı çeki sen onaylamayıver artık. Şöyle bir rahatlayarak arkana yaslanıp, her departmanın başına bir yönetici koyup, beklentilerini aktarıp sorumluluklarını dağıtabilirsin. Dur hemen telaş yapma şirket elden gitmeyecek 🙂 Planlamanı iyi yapar, doğru kişiler ile çalışır ve kişilere değil sisteme dayalı bir yapı kurarsan hiçbir sorun olmaz. Aksine çok daha iyi sonuçlar elde edersin.

Bu işleri kim yapacak peki?

Tatatatammm tabi ki insan kaynakları departmanı 🙂

Senden onay alacak merak etme, sende desteklersen iyi işler çıkaracaksınız ve emin ol geceleri daha rahat uyuyacaksın.

Şimdi yaşadığın problemlerin üzerinden geçelim!

  • Hedeflerin yok ve sadece günlük operasyonel faaliyetler işliyor. Hedef, sistem ve planlama olmadığı için sürekli anlık krizler çözüyorsun. Problemler sürekli tekrar edip duruyor. Yatırım kararları almakta zorlanıyorsun, çünkü geleceği göremiyorsun. Aslında bu işin stratejik planlama tarafı, ancak şimdilik çok fazla üzerine gelmek istemiyorum J Biz ik sistemleri açısından bakalım sorunlarımıza.
  • Zırt pırt kapın çalınıyor! Hiçbir işe odaklanamıyorsun. Çünkü şirkete alınacak çaya kahveye bile sen onay veriyorsun.
  • İk sistemlerinin olmadığı çalışma ortamın, tahminen şuan kaos durumunda. Sürekli birileri gelip gidiyor ve personel sirkülasyonu tavan yapmış vaziyette. Müşterilerin sürekli farklı kişiler ile muhatap oluyor. Yanlış kişileri işe alıyor ve maddi manevi kayıplara uğruyorsun.
  • Akrabalarını işe aldın ama memnun olmadığın halde işten çıkaramıyorsun.
  • Hedeflerin olmaması, çalışanların belli bir amaca odaklanması konusunda problem yaratıyor.
  • İş tanımları net olmadığı için çalışanlar arasında, kimin hangi işi nasıl yapacağının karmaşası yaşanıyor. Bu durum kişiler arası çatışmayı da tetikliyor.
  • Görev sınırları net olmadığı için, bu iş benim işim değil başkası yapsın veya üzerimde çok fazla iş yükü var gibi yakınmalar var ve bunları duymaktan bıkkınlık geldi.
  • Söylenen ve sürekli şikâyet eden çalışanlar, az sayıda olan mutlu çalışanları da olumsuz etkiliyor, çalışma ortamında huzursuzluk hat safhada.
  • Performans sistemi olmadığı için yüksek ve düşük performanslı çalışanları ayırt edemiyorsun. Çalışanlar ödüllendirilmediği için mutsuz. Tüm çalışanlara eşit mesafede olamıyorsun.
  • Eğitim planlaması olmadığı için çalışanlarını geliştiremiyorsun dolayısı ile hizmet kalitesi de ne yaptıysan artmıyor.
  • Bu olumsuzluklar müşteri memnuniyetsizliğine de yol açıyor. Neden satış hedefleri tutmuyor diye satış toplantılarında böğüre böğüre hesap soruyorsun, herkes farklı bahaneler sunuyor ve hiç biri seni tatmin etmiyor
  • İş kanunu tarafında bir sistem olmadığı için kendini koruyamıyor ve maddi kayıplara uğruyorsun.
  • İş kazası olacak diye geceleri gözüne uyku girmiyor.

Bu kadar olumsuz durumdan bahsederek içini karartmış olabilirim kusuruma bakma 🙂  Ancak bunlar gerçekler ve değiştirmek, en azından daha iyi hale getirmek senin elinde.

Yani anlayacağın etkin bir insan kaynakları yönetim sisteminin olması, bin bir emekle kurduğun, geceni gündüzüne katarak çalıştığın şirketinin, başarıya koşmasında ciddi katkı sağlayacak. Bahsettiğimiz tüm olumsuz durumları tersine çevirme imkânın olacak.

Patron; iyisi mi sen düşün taşın, günümüz dünyasında rekabet edebilme kabiliyetini arttırmak, büyümek ve gelişmek istiyorsan, gel sende bir ik departmanı kur! Sende rahat et, çalışanlarda 🙂

Şimdi tüm bu sistemleri kuracak ve yönetecek iyi bir İk Müdürü bularak işe başlamaya ne dersin!

Haydi kal sağlıkla 🙂

Sevgiler, saygılar…