İkgenç ile röportajım…

  • Biraz kendinizden bahseder misiniz? Neden İK alanında çalışmak istediniz?

İnsan kaynakları alanında çalışmam aslında çok tesadüfi oldu. Bir eğitim/danışmanlık şirketinde asistan olarak işe başladım ve orada insan kaynaklarını sevdim. Kişilik özelliklerime çok uygun bir alan olduğunu fark ettim. Analiz yeteneğim, iletişim gücüm, problem çözme becerim, sabrım vb. birçok özelliğimi kullanarak başarılı olabileceğim bir iş olduğuna inandım. Yöneticilerim ne kadar istekli ve azimli olduğumu gördükçe bana destek oldular. Ben sorumluluk almak istedim onlar da bana imkân sundu. Yöneticilerim açısından oldukça şanslıydım diyebilirim. Hem kendi alanımda hem de farklı birçok konuda eğitimlere katıldım. Başardıkça motive oldum ve kendime bir yol çizdim. İnsan kaynaklarının tüm alanlarında deneyim kazanabileceğim fırsatlar yarattım kendime ve hiçbir zaman ‘’ben oldum’’ demedim. Bu süreç boyunca ‘’bu iş benim işim değil’’ deyip sorumluluk almaktan kaçmadım. Alanımın dışında olsa bile ilgimi çeken, her projenin içinde yer aldım. On üç yıllık iş hayatımın yedi yılı danışmanlık sektöründe geçti. Bu süre içinde birbirinden çok farklı ölçekte ve faaliyette birçok şirketin dinamiklerini görme şansım oldu. Tabi bu da insana çok farklı bir deneyim kazandırıyor. Ayrıca koçluk eğitimi almam benim için hayatımda bir dönüm noktası oldu. Kendi koçluğumu yaptım, şuan istediğim noktadayım ve işimi çok seviyorum.

 

  • İnsan Kaynakları Departmanından Bahseder misiniz? Dünkü ve bugünkü İK süreci arasındaki farklar nelerdir?

Personel yönetiminden stratejik ik ortaklığına uzanan bir geçmişi var insan kaynakları departmanının. Ülkemiz de henüz departmanın önemi konusunda istediğimiz nokta da değiliz. Günümüzde kurumsallaşmak isteyen şirketler ilk olarak ik departmanı kurmak istiyorlar. Fakat değişim için gerçekten hazır olmadan atılan adımlar departmanın, yönetim ve çalışanlar tarafından asli işlevinin anlaşılması epey zaman alıyor. Böylece ik departmanı; personel yönetimi ile stratejik iş ortağı kavramları arasında sıkışarak idari işler departmanı muamelesi görüyor. Ancak benim gözlemlerime göre departmanın gerekliliği ve önemi geçtiğimiz 10-15 yıl öncesine göre çok daha kabul edilir durumda. Umarım daha da iyi bir noktaya gelecektir.

  • Bir İK ‘cı İşe Alımlarda Nasıl Bir Yol İzlemeli Nelere Dikkat etmeli ? Burada Kullanılan Form ve Yöntemler Neler olmalı ?

Her şeyden önce insana saygılı olmalı. Tüm işe alım süreci boyunca adaylara eşit ve ön yargısız yaklaşmalı. İşe alım sürecinde büyük zaman kaybına sebep olan, beklenen niteliklere sahip olmayan adayların davet edilmesi benim için çok önemli bir konu. İş arayan kişiler de haklı olarak bu durumdan oldukça şikâyetçi. Telefon mülakatı aşaması genel olarak işe alımcılar tarafından atlandığı için, hem aday hem ik tarafında ciddi zaman kayıplarına sebep oluyor. Özgeçmişleri incelenmeden veya adayın pozisyonun genel kriterlerine uygunluğu tam olarak anlaşılmadan davet edilen adaylar var maalesef. Bir de mülakat sonuçlarının adaylara bildirilmemesi önemli bir sorun. İşe alımcı, insana saygıyı asıl bu aşamada çok daha fazla önemsemeli.

İşe alım sürecinde kullanılan farklı birçok yöntem var. Bu yöntemler pozisyonun seviyesine ve işin tanımına göre o role özel belirlenmeli. Her şirketin tüm pozisyonlar için standart olarak uyguladığı bir takım testler, rol play’ler, analizler olmalı. İşe alımcı bu yöntemler konusunda kendini sürekli geliştirmeli ve doğru yöntemleri seçme konusunda başarılı olmalı.

 

  • İnsan Kaynaklarında Başarının Sırrı Nedir?

İnsan kaynakları departmanının pekte sevilen bir departman olmadığını hepimiz biliyoruz. Bu gerçekten yola çıkarak yakın zamanda insan kaynakları çalışan yemini’ ni hazırladım. İşte bu yemini eden ve bu etik kurallara uyan insan kaynakları çalışanları mutlaka işini layığı ile yapacak ve sevilmeyen departman olma durumundan çıkarak başarılı olacaktır.

İnsan Kaynakları Çalışan Yemini

  • İş arayan ve çalışanlara ilk görüşmeden iş sözleşmesi fesih olana kadar; ön yargısız, şeffaf ve adil davranacağıma,
  • İş arayan adaylar ile tüm süreç boyunca empati kurarak eşit ve saygılı olacağıma,
  • İşveren/yönetici ve çalışan arasında tarafsız bakış açısına sahip, yapıcı ve uzlaşmacı olacağıma, her iki tarafında haklarını korumak için elimden geleni yapacağıma,
  • Çalışanların gelişimine katkıda bulunarak, gelecekleri konusunda ilgili ve destekçi olacağıma,
  • Her zaman ulaşılabilir, iletişime açık ve insan odaklı olacağıma,

İnsanlığım adına ant içerim.

 

  • İK Departmanında çalışmak isteyen arkadaşlara tavsiyeleriniz nelerdir?

İnsan kaynakları alanında uzmanlaşmak isteyen herkese danışmanlık sektöründen başlamalarını tavsiye ediyorum. Mutlaka içeriği iyi hazırlanmış olan uygulama ağırlıklı bir insan kaynakları programına katılmalılar. İk bloglarını takip etmeli, eğer ilgileri varsa kendileri de makale yazmalılar. İyi bir ik’ cı olmaları için hangi özelliklere sahip olmaları gerektiğinin farkında olmalı ve sürekli kendilerini geliştirmeliler. Gerçekten bu işi neden istediklerinin farkında olmalılar.